Hadi Bak Dolunaya

ayyy

Her dolunayda gözyaşı döküyorsam; bunun suçlusu sen değilsin, asıl suçlu olan benim arsız, haddini bilmeyen ve gururdan yoksun olan duygularım.

Hadi bak şimdi o dolunaya. Ne hissedersin veya bir şey hisseder misin bilmiyorum ama bir kere bak şimdi. Evet hemen şimdi. Kötü ihtimallerin olduğu bir denizde boğulurken seninle aynı dolunayda kesişme ihtimalinin vermiş olduğu buruk mutluluğu tatmak istiyorum. İnan çok şey istemiyorum.

  • 6 Mart 2015
Reklamlar

21 Aralık 2014 – 02:39

Bir kitap daha bitti. Kitabımı başucumdaki diğer kitapların yanına koydum. Göz kapaklarım ağrıyor ama yazmak istiyorum. Çünkü senin için biriktirdiğim cümleleri sayfalara dökmeden rahat edemiyorum. Sana yazamadığım her cümle bana yük oluyor sanki. Yazmalıyım sana, kalmamalı bende.

Biliyor musun hiç kızmıyorum sana. Aramadığın için vefasız biri olduğunu da düşünmüyorum. Kırıp gitmene rağmen kendi içimde affettim seni. Şimdiye kadar yaptığın tüm öküzlüklerini bir şekilde unutup affetmedim mi zaten? Defalarca kırıp geçmene rağmen sırf sana olan sevgim daha ağır basıyor diye unutmadım mı kalp kırıklıklarımı? Hatta sana söylemediğim halde kırıldığım şeyler de oldu. Sana söylemeden yaşadığım acılarımı kendi içimde yaşayıp bitirdim. Sırf seni de üzmemek için. Sırf huzursuzluk olmaması için. Neyse boşver.

Evet kalbimi kırdın, hemde çok kırdın. Ama yinede senle olmak istiyorum, senin olmak istiyorum. İstersen yine gel kır kalbimi. Her gece yine ağlat beni. Sırf sana bağıramadığım için Okumaya devam et

Kitaplara Sığınmak

jo-jo-moyes-0KnztFZejju5bIxWBmFPnQ

Şu sıralar kendimi kitaplara verdim. Geceleri uykusuzluktan yorgun düşene kadar, göz kapaklarım ile verdiğim mücadelede yenilinceye kadar okuyorum. Bir de yazmaya başladım. Neye ve ne için yazdığımı bilmiyorum ama yazıyorum. İyi geliyor. Daha önceleri içimde olan bitenleri yazardım. Sana söylemediğim, söyleyemediğim cümleleri yazardım sayfalarca. Şu geçen zamanda alıştım acılarıma. Okumaya devam et

Aptallık mı Yoksa Aşk mı?

unnamed

Ayrılığın ardına bahaneler koyuyorsun. O bahane ettiğin şey için gitmedin sen benden. Sevmediğin için gittin. Gidişini bunlara mal edip gidiyorsun..

Peki şimdi ne oldu? Ya da ne olacak artık? Beni kendi içinde bitirmişsin zaten, aramadığın günlerde çok iyi anladım bunu. Tekrar bir olur muyuz? Giderken yarattığın boşluğu döndüğünde aynı şekilde doldurabilir misin? Okumaya devam et

Akıllı Uslu Kadından “Paranoya” adlı Kitap

unnamed (6)

20 Şubat’ta okuyucularıyla buluşan “Paranoya” adlı romandan bahsetmek istiyorum birazcık.
Destek Yayınlarından çıkan üçüncü kitabı Paranoya ile Türkiye’deki alışılagelmiş kitap türlerinin aksine Türk okuyucuların pek alışkın olmadığı bir türde karşımıza çıkıyor.b422cfc4-b820-4b6f-90a8-ebdf5b8989b8

Medikal – polisiye türündeki romanımızı okurken bir sonraki sayfada olup biteni kestirebilme ihtimaliniz yok. Kitaba başlayınca bitirmeden elinizden bırakmanız küçük bir ihtimal gibi. Roman, kurgusu ile okuyucularından tam not alıyor. Yazarımız bir önceki romanı olan “Sanrı” ile okuyucular tarafından sevilip benimsenmiş ve “Paranoya” ile daha büyük bir kitleye hitap etmeyi başarmıştır. İlk baskısı 30 bin olan kitabın ilerleyen zamanlarda ikinci baskıyı yapması bekleniyor. (En azından benim beklentim bu yönde. Okunsun bu kitap. Ben okuyup beğendim. Herkes okusun istiyorum. Çok mu şey istiyorum.) Okumaya devam et