Aptallık mı Yoksa Aşk mı?

unnamed

Ayrılığın ardına bahaneler koyuyorsun. O bahane ettiğin şey için gitmedin sen benden. Sevmediğin için gittin. Gidişini bunlara mal edip gidiyorsun..

Peki şimdi ne oldu? Ya da ne olacak artık? Beni kendi içinde bitirmişsin zaten, aramadığın günlerde çok iyi anladım bunu. Tekrar bir olur muyuz? Giderken yarattığın boşluğu döndüğünde aynı şekilde doldurabilir misin? Kırdın sana olan inancımı ama sorun değil, ben sana tekrar tekrar inanırım. Yanlış olduğunu bildiğim halde tekrar tekrar koşarım sana. Aynı hatayı defalarca yapar, yine kanarım çünkü, aptal gibi aşığım sana.

Kendi kendimi korkuttuğum düşüncelerimde, beni bırakacağını düşünüp kan kustururdum kendime. Saatlerce beni bıraktığını zihnimde canlandırır ağlardım. Ama o ağlamaların sonunda aklımda tek bir cümle olurdu: “O yapmaz!” Yapmayacağını düşünürdüm. Yanılmışım..

Ayrılmışız biz. Sesinden anladım ayrıldığımızı, bir olmadığımızı. Çok terketmiş gibiydi cümlelerin. Zaten nasıl söylenir ki ayrılık. Ben olsam yapamazdım. Acaba bir insan nasıl terkedilir? Terkederken neler söylenir? O klişe olmuş ayrılık cümlelerini dile pelesenk edip her ayrılıkta aynı cümleleri mi kuruyorlar? Ben bilmiyorum bir insan nasıl terkedilir ama şu an terkedildiğimi çok iyi anlıyorum. Zaten biz ne zaman birbirimize bir şeyi tam söyledik ki? Örneğin birbirimize aşıkken yaşadığımız ilişki tam da sevgili durumu olsa bile asla kabul etmedik bunu. Sevgiliydik aslında. Birbirimize karşı sevgili değiliz derdik ama bilirdik sevgiliden de öteydi yaşadıklarımız. Şimdi de ayrılığı söylemiyoruz birbirimize. Sen söylemiyorsun ama ben duyuyorum.

Benim sana olan aşkım söylediklerimde değil sustuklarımda gizli. Tıpkı senin beni terkedişini söylemek yerine susman gibi. Terkettiğini konuşarak değil, susarak söylüyorsun.

Bir de soruyorsun telefonda; “nasılsın, nasıl gidiyor hayat” diye. Çok komiksin. ıssız bir yerde bir cinayet işleyip çekip giden ve günler sonra cinayeti işlediği yere gidip cesede “canın yanıyor mu?” diyen diyen bir katilin yaptığı gibi senin yaptığında.. Yokluğunla ölüme terkettiğin, ölüme terkedecek kadar umrunda olmayan birine uzun zaman sonra nasılsın diye soran kişiyle o katilin hiç bir farkı yok. Neyse. Bunların bir önemi de yok. Biliyorum artık sende ki yerimi. Aa pardon alışkanlık olmuş yazmışım. Öğrendim sende yerim olmadığını. Haddimi biliyorum artık diyelim.

Ne yapacağını biliyorum zaten. Yavaş yavaş bırakacaksın beni. Azaltarak, eksilterek.. Tıpkı sigarayı bırakır gibi.. Bırakmaya karar verdiğin gün 10 tane içersin, ikinci gün 6, üçüncü gün 3 tane içersin. Toplam 3 günde 19 sigara içmişsindir. Ve dördüncü gün pakette kalan son sigarayı içersin ve paketi çöpe atarsın. Ben, o çöpe attığın boş sigara paketiyim hayatım.

“Her geçen gün eksilen ve sonu geldiğinde yok ettiğin.”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s