Senin de Ellerin Üşüyor Mu?

Saat gece 2’yi geçiyor. Sabah erken kalkmam gerek ama uyutmuyorsun. Zihnim sadece seninle meşgul. Sürekli beynimi kurcalayan sorular var. Yataktayım ve her zaman sıcak olan ellerim ve ayaklarım buz gibi. Arada bir böyle üşüyorum. Ev sıcak olmasına rağmen neden üşüyorum ki ben?

Hatırlar mısın bir gece telefonda konuşurken sana ellerimin üşüdüğünü söylemiştim. Benim için çok tuhaf bir durumdu. Annem küçüklüğümden bu yana ellerimin hiç soğuk olmadığını söyler. Hatta küçükken annem ile dışarı çıktığımızda her elimi tuttuğunda söylerdi bunu. Kendisinde kan eksikliği olduğu için kolay kolay ısınmazdı ve genellikle üşürdü annem. O gece telefonda konuşurken bir kaç kez daha ellerimin üşüdüğünü söyledim sana. Sen de “keşke yanında olsam, sarılır birbirimizi ısıtırdık” demiştin. Zaten senin de ellerin ve ayakların hep üşüyormuş, ne de güzel olurdu şimdi sana sarılmak diye iç geçirdim.

Aradan bir kaç hafta geçti. 14 Şubat sevgililer gününde dershaneye gitmek için hazırlanıyordum. Tam evden çıkacaktım ki zil çaldı. Camdan baktım, kapıda bir kargo aracı vardı. Çantamı sırtıma atıp dışarı çıktım ve kargoyu teslim aldım. Kargo paketinin üzerinde ismin yazıyordu. Açmayıp hemen çantama koydum. Merak ediyordum ama açmayıp kendimi merakta bırakmak daha çok hoşuma gidiyordu. Çantamdaki pakette neler var diye içim içimi yiyordu. Dershaneye girdim ve ders başladı. İlk dersi hiç dinleyemedim. Aklım paketteydi. Teneffüs olunca hemen açtım paketi. Paketten, bana aldığın çok hoş bir saat, “ilerde evimizin anahtarını takacağın anahtarlık olsun” dediğin tatlı bir anahtarlık, birsürü sakız falı, mektubun ve mini cep sobası denen o kalp şeklindeki sevimli şey vardı.

Paketi teneffüsteyken açmış, mektubunu okurken zaman çabucak geçmişti. İkinci dersin öğretmeni geldi ama hiç umursamadım. Gönderdiğin mektubu ve sakız fallarını okuyordum. Zaten sınıfta benden başka erkek öğrenci yoktu o gün ve senin gönderdiğin hediyeler sınıftaki tüm kızların ilgisini çekmişti. İkinci dersin tamamı seni konuşarak geçti. Bir ders boyunca seni anlattım tüm sınıfa. Öğretmen de meraklı bir şekilde seni bana soruyor, ilişkimiz çok tuhafına gidiyordu.

Gönderdiğin hediyeler arasında o “mini cep sobası” denen şey beni çok etkilemişti. Mektubunda, parmaklarımın üşüdüğünü söylediğim için gönderdiğini, ellerime iyi bakmamı, ve sıcak tutmamın gerektiğini çünkü o ellerin sana lazım olacağını yazmıştın.

Çok mutluydum. Günler boyunca etrafıma mutluluk saçıyordum. Bendeki bu mutluluğu görenler sebebini sormuyordu bile, çünkü mutluluğumun kaynağının sen olduğunu herkes biliyordu.

ellerin

Peki ya şimdi? Şimdi de üşüyor ellerim. Sadece ellerim değil, tüm bedenim üşüyor. Hatta kalbim biz kesti. Gidişin ile kalbim derin dondurucuya girdi sanki. O günden bu yana atmıyor galiba. Belki de atıyor ama ben hissetmiyorumdur. Ama kalp atmazsa nasıl yaşarım ki? Bunları yazabildiğime göre yaşıyorum ve kalbim atıyor ama ben bunun farkında değilim. Biyolojik olarak yaşıyorum evet ama yokluğunda kimseye atmıyor bu kalp.

Bu aralar kalp tokluğuna çalışıyor kalbim. Fakat sen gelirsen yeniden eski düzenine kavuşur ve yeniden atmaya başlar. Hadi gel ve hatırlat şu kalbime vücuda kan pompalamaktan başka bir görevi daha olduğunu.

17 Aralık 2014

02:21

Reklamlar

Senin de Ellerin Üşüyor Mu?” üzerine 6 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s