Gitmek İstiyorum Bu Şehirden.

Gitmek istiyorum bu şehirden.

Gitmem gerek artık. “Bir insan yüzbinlerce insanın sığdığı bir şehre nasıl sığmaz?” demeyin. İnanın sığmıyorum. Hayatın rutini, kaçtığım veya pek de umrumda olmayan sorumluluklarım, birbirinin aynısı günler… Hepsinden sıkıldım. Bazen bilmediğim bir sokaktan geçmek istiyorum mesela. Daha önce adımlamadığım bir sokak. Sanırım şehrimde geçebileceğim tüm sokakları tükettim ya da geri kalan sokaklar bana uzak. Eve giderken sürekli yol değiştirmekten de sıkıldım artık. Yorgun argın çıktığım işten eve giderken yolu uzatıp her seferinde farklı yoldan gidiyorum. Bütün gün ayakta durmaktan ağrıyan ayaklarıma bir de öyle işkence yapıyorum. Ne yapsın ayaklarım, akılsız başımın cefasını çekiyor. Okumaya devam et

Reklamlar

Her Sevdanın Dili Başkadır

Herkesin aşkı, acısı, sevgisi, özlemi, hasreti, yangını, sevdası kendine özgüdür. Bu hislerin hiç birini sahibi kadar iyi anlayan olmaz. Çünkü kolay açıklanabilecek hisler değil bunlar. Cümlelere döksen dahi karşındaki insanın anlayabildiği kadardır ya hani… Mesela siz kalbinizdeki aşkın büyüklüğünü anlatmak için nasıl bir betimlemeye başvururdunuz? Küçük bir çocuk gibi her iki kolunuzu açabildiğiniz kadar açıp “dünyalar kadar” diyerek mi, Okumaya devam et

Kitap Ağacı Malatya Ailesi ve Tuğba Sarıünal ile Muhteşem Bir Gün

Merhaba bu yazıyı okuyan mükemmel insan…

Sizlerle paylaşmak istediğim mutluluklarım var. Ve başlıyorum.

Uzun zamandır takip ettiğim bir yazar olan Tuğba Sarıünal‘dan bahsetmek istiyorum öncelikle. Kitaplarını severek okuduğum ve kalemi kadar kalbi de güzel olan bu tatlı yazarımız son kitabı olan Paranoya çıktıktan sonra gün geçtikçe daha da çok okur kitlesine ulaşmakta. “Paranoya” kurgusu bakımından okurlarını büyük ölçüde etkilemekle birlikte okuyucuya bir sonraki sayfada yaşanabilecek olayları tahmin ettirememesi ile hayranlık uyandırıyor.

Bu etkileyici kitabın yazarı olan Tuğba Sarıünal’ın Malatya’ya bir imza günü etkinliği için geldiğini öğrenmiştim. Fakat iş işten geçtikten sonra. Bu duruma çok üzülüp kendisine iletmiştim bu durumu. O zamanlar yeni çıkan kitabı olan “Sanrı” için Malatya’ya gelen yazarın “Paranoya” çıktıktan sonra tekrar bir imza günü etkinliği için Malatya’ya gelmesini istiyordum. Kitaplarını imzalatmak beni çok mutlu eden bir şey olacaktı çünkü. Yazarından imzalı bir kitabın okur için ne kadar kıymetli olduğundan bahsetmeme gerek yok herhalde. Dimi? 🙂 Okumaya devam et

Akıllı Uslu Kadından “Paranoya” adlı Kitap

unnamed (6)

20 Şubat’ta okuyucularıyla buluşan “Paranoya” adlı romandan bahsetmek istiyorum birazcık.
Destek Yayınlarından çıkan üçüncü kitabı Paranoya ile Türkiye’deki alışılagelmiş kitap türlerinin aksine Türk okuyucuların pek alışkın olmadığı bir türde karşımıza çıkıyor.b422cfc4-b820-4b6f-90a8-ebdf5b8989b8

Medikal – polisiye türündeki romanımızı okurken bir sonraki sayfada olup biteni kestirebilme ihtimaliniz yok. Kitaba başlayınca bitirmeden elinizden bırakmanız küçük bir ihtimal gibi. Roman, kurgusu ile okuyucularından tam not alıyor. Yazarımız bir önceki romanı olan “Sanrı” ile okuyucular tarafından sevilip benimsenmiş ve “Paranoya” ile daha büyük bir kitleye hitap etmeyi başarmıştır. İlk baskısı 30 bin olan kitabın ilerleyen zamanlarda ikinci baskıyı yapması bekleniyor. (En azından benim beklentim bu yönde. Okunsun bu kitap. Ben okuyup beğendim. Herkes okusun istiyorum. Çok mu şey istiyorum.) Okumaya devam et