Gitmek İstiyorum Bu Şehirden.

Gitmek istiyorum bu şehirden.

Gitmem gerek artık. “Bir insan yüzbinlerce insanın sığdığı bir şehre nasıl sığmaz?” demeyin. İnanın sığmıyorum. Hayatın rutini, kaçtığım veya pek de umrumda olmayan sorumluluklarım, birbirinin aynısı günler… Hepsinden sıkıldım. Bazen bilmediğim bir sokaktan geçmek istiyorum mesela. Daha önce adımlamadığım bir sokak. Sanırım şehrimde geçebileceğim tüm sokakları tükettim ya da geri kalan sokaklar bana uzak. Eve giderken sürekli yol değiştirmekten de sıkıldım artık. Yorgun argın çıktığım işten eve giderken yolu uzatıp her seferinde farklı yoldan gidiyorum. Bütün gün ayakta durmaktan ağrıyan ayaklarıma bir de öyle işkence yapıyorum. Ne yapsın ayaklarım, akılsız başımın cefasını çekiyor. Okumaya devam et

Reklamlar

Çekmecemden Bir Mektup Daha

Ey benim gönlümün başkasına kayacağını düşünüp kendini yiyip bitiren yârim!

Bil ki; gözlerim senden başkasına kör, kulaklarım o iltifatlara kapalı. Aklım. Zaten yok, hep sende… Hani biz böyle sevgili falan olmayacaktık… Sanki öyleyiz fakat inkâr ediyoruz. Arkadaş gibi de değiliz. Ne önemi var ki? Bence çok hoş aramızda yaşananlar.

Biz senle; birbiri olmadan yapamayan, yapamayacak, yapmamalı iki insanız sadece değil mi?

Aklıma geldi de, benim yüzümden orada bu genç yaşlarında yapamadığın, yaşayamadığın için üzüleceğin şeyler olabilir. Sırf bana sadık kalmak için kendini kısıtlama, içine kapanma. Okumaya devam et

Uyku Tutmayınca

Saat yine gecenin en karanlık olduğu, siyahın en özel olduğu vakitlerde…

Çok tuhaf duygular içerisindeyim bu aralar. Mesela burada anlatmak istiyorum fakat neler hissettiğimi ben bile anlamakta güçlük çekiyorum. Hatta anlamıyorum. Anlayacağın çok karışığım.

Günün her saatinde farklı ruh halleriyle geziniyorum. Bazen dünyanın en mutlu insanıymış gibi, bazen de karanlık gecelerin daimi müşterisi gibi…

Bazen boylu boyunca susmak istiyorum mesela. Dünyanın güzelliklerinden ve kötülüklerinden bir süre dahi olsa uzak kalmak istiyorum. Sadece istemekle kalıyorum. Okumaya devam et

Seni Sevmek…

sevmekSeni sevmek boşluğa düşmek gibi. Ne zaman yere çakılacağını bilmeden ivme arttırarak sona yaklaşmak gibi.

Yaşamın her tonunu sevmek gibi.

Yağmurda ıslandıktan sonra içtiğin sıcak bir çay gibi.

Küçük bir çocuğun yüzündeki gülümsemenin sebebi olmak gibi.

Boş bir sokakta kışın soğuğu ile birlikte sıcacık hayallerle yürümek gibi.

Seni sevmek; Okumaya devam et

Severek Tüketmek

Her zaman ayrılıkların nedeni aldatma, anlaşamama veya kıskançlık gibi şeyler olmuyor. Bazen insan çok severekte yaşadığı ilişkinin bitmesine yol açabiliyor. Kendi hayatını kendisi için yaşamak yerine sevdiği için yaşamaya başlıyor. Bu büyük aşk ilk başlarda ne kadar karşılıklı gibi görünse de bir taraf karşısındakinin sevgisinin büyüklüğü karşısında eziliyor. Böylesi büyük bir sevgi gözünü korkutuyor ve kaçmaya başlıyor. İlk zamanlarda ne kadar belli etmemeye çalışsa da ezilen kişi sonunda sevdiğini terkedecek boyuta kadar geliyor. Bu durumda terkedilen kişinin kendi kendine yöneltip cevapsız bıraktığı bir soru oluyor; “ne yaptım ben? Okumaya devam et

Aşkın Denklemi

Sevdikçe sevilmiyoruz, sevildikçe sevmiyoruz.

Aslında tüm ilişkilerin en temel sorunu bu. İnsanoğlunu tüm varlıklardan ayıran özelliği; aklını kullanmak ve o akıl ile çevresinde olup biteni sorgulayıp doğru adımlar atmaktır, fakat bazı zamanlar farkında olmadan Okumaya devam et